Your cart is currently empty!
Gerçekten iyi bir oyunun kapanış jeneriği akarken hissettiğiniz o hem sevinç hem de hüzün karışımı duyguyu bilirsiniz. Yeni bir habere göre bu duygu sadece gerçek değil, aynı zamanda bir adı da var: “oyun sonrası depresyon.”
Bu fenomen üzerine yapılan yeni bir araştırmaya göre, oyun sonrası depresyon (P-GD), “derinlemesine sürükleyici bir oyunu tamamladıktan sonra ortaya çıkan boşluk hissi” olarak tanımlanırken, “kayıp, boşluk veya üzüntü” hissine yol açıyor.
News Medical Life Sciences‘ın haberine göre, makale, “bu fenomen oyuncular tarafından (örneğin sosyal medyada) yaygın olarak dile getirilse de, bu alanda çok az araştırma yapıldığını” iddia ediyor.

Current Psychology dergisinin Ocak sayısında yayınlanan bu çalışma, oyun sonrası depresyonun bugüne kadarki ilk nicel ölçümü olduğunu iddia ediyor. Araştırmacılar, 373 katılımcıyla iki çalışma yürüttü ve bu fenomenin dört alt ölçeğini ayrıntılı olarak inceledi: Oyunla İlgili Düşünceler, Zorlu Deneyim Sonu, Oyunu Tekrarlamanın Gerekliliği ve Medya Anhedonisi. Medya Anhedonisi, genellikle zevk veren faaliyetlerden zevk alamama durumuna verilen bir terim.
“Sosyal medya ve YouTube gibi platformlarda bu fenomen hakkında yaygın tartışmalar olmasına rağmen, bilimsel araştırmaların eksikliği dikkat çekicidir” diye açıklıyor makale. Bu konuya ilişkin şimdiye kadarki en kapsamlı içgörü, 2023 yılında P-GD’yi inceleyen ve P-GD ile ilgili bu dört ana yönü tespit eden Piotr Klimczyk tarafından sağlanmıştı.
Makalede, “Bu benzersizlik, öncelikle türünün sınırlarını zorlayan eşsiz bir oyun olmasıyla veya hikayesinin ve karakterlerinin zenginliğiyle ilişkilendiriliyordu; bu da deneyimi son derece duygusal hale getiriyordu” deniyor. “Bazıları oyunun sonunun çok erken geldiğini düşünürken, diğerleri oyunun gerçekten bittiğini kabul etmekte zorlanıyordu (oyunla ilgili deneyimin sonunu zorlayıcı buluyorlardı). Ardından, bir daha ilk oynama deneyiminin yaşanamayacağının farkına varıldı (bir daha ilk oynama deneyiminin imkansızlığıyla yüzleşmek) ve bununla birlikte, oyunun bir daha asla aynı düzeyde gerilim, neşe veya üzüntü uyandıramayacağı hissi ortaya çıktı. Bu duygular günlerce, hatta haftalarca sürdü ve medya anhedonisine yol açtı; tabiri caizse, başka hiçbir video oyunu veya eğlence biçimi bu boşluğu doldurabilecek gibi görünmüyordu.”
Bir çalışmada P-GD, refah, duygusal ruh hali, olumlu ruh sağlığı, runimasyon ve yansıma ile oynanan oyun türünü, diğerinde ise P-GD, depresif belirtiler, runimasyon ve yansıma ile duygusal işlemeyi ölçen 2023’teki bu bulgular “hikaye içinde ölebilecek karakterlere derin bağlar” kurduğumuzda oyunlara yaptığımız duygusal yatırımın bizler adına epeyce acımasız olduğunu ortaya koyuyor.
Bu son araştırmada ise, makale yazarları “P-GDS’nin dört faktörlü versiyonunun içsel olarak tutarlı ve geçerli olduğunu” tespit ettiklerini ve araştırmacıların bunu nicel olarak ölçmelerine yardımcı olacak yeni bir ölçek geliştirdiklerini belirtti.
“Oyun sonrası depresyonun yoğunluğu ile daha şiddetli depresif belirtiler, ruminasyon eğilimi ve duygusal işleme bozuklukları arasında, ayrıca daha düşük refah düzeyi ile de pozitif korelasyonlar gözlemledik. Son olarak, rol yapma oyunlarının diğer oyunlara göre daha şiddetli oyun sonrası depresyona yol açtığı ortaya çıktı.”

Bu da katılımcıların denediği tüm türler arasında, oyun nihayet bittiğinde en güçlü duygusal tepkileri RPG’lerin uyandırdığı anlamına geliyor.
Makale, “İlk nesil video oyunu kullanıcıları çocukluktan yetişkinliğe geçerken, duygusal ihtiyaçları da değişti” diye ekliyor. “Daha ciddi ve olgun video oyunu içeriklerinin geliştirilmesi, yaşlanan oyuncu kitlesinin duygusal ve psikolojik taleplerindeki bu değişimi yansıtıyor. Dolayısıyla, video oyunları sadece eğlence veya zevk sağlamak için tasarlanmıyor.”
“Bazı oyunlar, tefekkür, hüzün veya varoluşsal düşünme gibi derin duygular uyandırır. Diğerleri ise hayatta kalma-korku mekanikleri ve anlatıları aracılığıyla oyunculara korku aşılar. Dahası, ‘soulslike’ türü, hayal kırıklığı ve zorluk getirerek oyun deneyimini, nihayetinde başarı ve yetkinlik hissi sağlayan zorlu bir deneyime dönüştürür.”
Burçin Aygün, Vikki Blake’in haberinden derledi. Burçin Aygün, IGN Türkiye’de sinema yazarı ve editör. Twitter: @Burcin_Aygun_

Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.